Çünkü, gazetemizin bünyesinde yayınladığımız “Aksu Çocuk” adlı yayın organının “Genç Muhabirler” ekibinden Leyla Gün de, kurbanlar arasındaydı. Evet, Çalkaya 75. Yıl Cumhuriyet Ortaokulunun birincisi Leyla Gün, babası tarafından zehirlenmişti.
.jpg)
Sevgili okurlar, bazı haberler vardır, yazarken eliniz titrer, gözyaşlarınız klavyenin tuşlarına dökülür. Bu haber de onlardan biri işte… Arkadaşları ile birlikte “Genç Muhabirler” kadromuzda yer alan Leyla Gün’den söz ediyorum. Leyla, Rus bir anne ile Türk bir babanın kızıydı. “Ben dünya barışının simgesiyim” derdi; hayat doluydu ve arkadaşlarının bir tanesiydi.
Babası Muammer Gün, Leyla’yı ve kardeşi Viktor’u ilaçlı şekerleme ile zehirleyip öldürdükten sonra, Rus asıllı eşi Anna’yı pompalı tüfekle vurdu. Canavar ruhlu adam, daha sonra da aynı tüfekle kendi canına kıydı. Olayın nedeni bilinmiyor. Bilinen tek şey, ortalığın kan gölüne döndüğü ve bir ailenin tümden silindiğiydi. Leyla’yı, kardeşini ve annesini, toprağa verilmek üzere Rusya’ya göndereceklerini söylediler. Anneannesi öyle istemiş…
Sanırım daha fazla yazamayacağım, insanın bir tükenme noktası vardır. Benim durumum da şimdi, tıpkı öyle.. Son birkaç sözcükle bu yazıyı bitirmek istiyorum. “Güle güle Leyla. Aksu ve bizler seni çok özleyeceğiz…”
.jpg)
bende leyla ablama çok üzüldüm çünkü biz onunla aynı okuldaydık ve bazen vakit bulunca bana ders çalıştırıyordu onu çok özlicem