Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp: “ÖTV’siz mazot istiyoruz”

Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, çiftçinin zor günler geçirdiğini söyleyerek yetkililere “Çiftçinin elinden tutun” çağrısı yaparak “ÖTV’siz mazot istiyoruz” dedi. Dikkat çeken açıklamalarda bulunan Başkan Alp, “Ben büyüklerime çağrı yapıyorum. Gelin bizim elimizden tutun, biz 1 metre yer boş bırakmayız. Antalya’ya bölgesel destek gelsin. Çiftçileri küstürmeye kimsenin hakkı yok” ifadesinde bulundu.

18 Mart 2022 Cuma 13:47
Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp: “ÖTV’siz mazot istiyoruz”

Rusya- Ukrayna savaşı, sert geçen kış şartları ve artan maliyetler Antalyalı çiftçiyi olumsuz etkiledi. Çiftçinin zor günler geçirdiğini söyleyen Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yetkililere “Çiftçinin elinden tutun” çağrısı yapan Başkan Alp, Antalya’ya bölgesel destek gelmesi gerektiğini ifade etti. Alp,  Cumhurbaşkanımızdan öncelikli destek isteğimiz gübre ve mazotta, 2 TL’lik düşüş istemiyoruz. ÖTV’siz mazot istiyoruz. Gübre yüzde 30 düşüş yaptı, kurtarmıyor. Hükümetimizin milli gelirden tarıma destek vermesi gerekiyor”dedi. Açıklamalarında TARSİM sigortasının önemine de değinen Başkan Alp, “Gelin sondajları ruhsatlandıralım” diyerek çiftçilere seslendi.

“Çiftçiye ÖTV’siz mazot istiyoruz”

Çiftçinin öncelikle gübre ve mazot desteği istediğini dile getiren Alp, “Tarım için alınan kararlar ne olursa olsun, bir kürek harç kim koyarsa koysun, bizim elimizden kim tutarda kaldırırsa bu ülkenin kalkınacağı anlamına gelir. Çiftçi ayakta duramadığı sürece çok şey beklemeyelim. Tabi ki Cumhurbaşkanımız ülkeyi düşünecek, müjde verecek, destekler yapacak. Cumhurbaşkanımızdan öncelikli destek isteğimiz gübre ve mazotta, 2 TL’lik düşüş istemiyoruz. ÖTV’siz mazot istiyoruz. Gübre yüzde 30 düşüş yaptı, kurtarmıyor. Hükümetimizin milli gelirden tarıma destek vermesi gerekiyor. Tarım sınıfta kaldığı gün ülke sınıfta kalır. Çiftçimizi desteklemek zorundayız. Bunu tabi ki Cumhurbaşkanımızdan bekleyeceğiz. Başka bir kapımız var mı? Bizim başka bir kapımız yok. Biz kimsenin karşısında değiliz. Ülkesine kimse isyankar değildir ama en makul toplulukta çiftçilerdir” dedi.

“Ülkemiz ne zamana kadar dışardan mal alacak”

Çiftçi kazanırsa ülkenin de kazanacağını belirten Başkan Alp, “Ben önümüzdeki sezonu nasıl görüyorsunuz kelimesini kabul etmiyorum. Çünkü ekemiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız ne diyor; 1 metre yer boş kalmasın her yeri ekelim diyor. Biz zaten ekmeyeceğiz demiyoruz ki. Ekmeksek biz çiftçi olarak açız. Ekmek zorundayız. Aile ekonomisinin dönmesi lazım.  Bizim ekmeyeceğiz diye bir lüksümüz yok. Sağlığımızı bile kendimiz yatırıyoruz, başka bir yerden yatmıyor. Bizim maaşımız yok. Biz seramız varsa seramızı ekeceğiz, ineğimizin sütünü, tavuğumuzun yumurtasını satacağız, aile ekonomisini döndüreceğiz. Biz yetiştireceğiz ve ürünlerimizi tüketiciye ulaştıracağız. Bizim ektiğimiz mal bizim değil ki milletin malı. Biz ektiğimiz zaman çiftçi para kazanır ayakta kalırsa, ülkenin ekonomisi döner, çark döner. Dişlilerine bir şey sıkışmadan dönerse o zaman rahat bir nefes alırız. Dişliler sıkışıyorsa, dönmüyorsa dönüp bakmak lazım. Benim çiftçim yetiştirdiği zaman, altıncı, manifaturacı, kömürcü, oduncu kazanacak.  Şimdi bakıyoruz ki durum içler acısı. Çiftçi yetiştirecek, döngü dönecek. Ülkemiz ne zamana kadar dışardan mal alacak” diye konuştu.

 “Gelin bizim elimizden tutun”

Yetkililere çağrıda bulunan Başkan Alp, “Ben büyüklerime çağrı yapıyorum. Gelin bizim elimizden tutun. Destek var ama yeterli değil. Bizim elimizden tutsunlar, biz 1 metre yer boş bırakmayız. Mazotu ÖTV’siz vermeleri lazım. Bu ülkenin kalkınması bizden geçecek. Çünkü hammadde bizde. İnekten sağdığımız sütü tüccara hammadde olarak verdiğimizde çok fazla çeşit mamul oluyor. Yetiştirdiğimiz ürünü tüccara satmak sorundayız. Biz mal bekletemeyiz. Bizim hiç masrafımız olmasa dahi aylık yatacak olan bin 800 TL Bağ- Kur’umuzun yatması lazım. Hiç param yok dediğinde bile bir şekilde onu yatırman lazım. Yatırmadığında aileni doktora götüremiyorsun. Çocuğun, eşin hasta olsa kim bakacak” şeklinde konuştu.

“Korkulu rüyayla yatıyoruz”

Rusya- Ukrayna savaşının Antalyalı çifti üzerindeki etkilerine de değinen Başkan Alp, “Ben daha savaş başlamadan ‘Korkulu rüyayla yatıyoruz’ demiştim. Çünkü ben oradan mal aldığımızı biliyordum. Biz Rusya’dan geçen yıl 8 milyon ton buğday aldık. Bu sene girdiler yüksek olduğu için biz ekemedik. Bilim adamları ve bakanlığımızın açıklaması 16 milyon ton buğday almamız öngörülüyor. Savaş söylentisi başladığında Cumhurbaşkanımız arabuluculuk yapacağım dedi. İnşallah arabuluculuk yapılır da savaş çıkmaz diye dua ettik. Ne yazık ki savaş çıktı. Büyük bir kısmı Rusya’ya ihraç edilen Kaliforniya biberi savaştığı gün 23 TL’den 8 TL’ye düştü. Fidanın tanesi 8-10 TL. Damla gübrenin en ucuzu 700-800 TL. Domates 8-10 TL, domatesin fidanı zaten 10 TL. 1 dönüm domates serasının şu andaki maliyeti 60 bin TL’yi buldu. Havalar biraz daha ısınmazsa çiftçide yakacak odun kalmadı. Tüccarlarımız fırsatçılık yapmasın. 90 milyon insanı besleyecek çiftçiyi hakir görmesinler” ifadelerini kullandı.

 “Çiftçileri küstürmeye kimsenin hakkı yok”

Gençlere tarımı sevdirmek gerektiğini söyleyen Başkan Alp, “Eğer üretici üretmezse Türkiye de aç kalır. Biz çiftçileri küstürmeye kimsenin hakkı yoktur. Bizim elimizden bir şekilde tutacaklar, biz tarımı bırakmayacağız. Tarımı bıraktığımız anda bize kimse bakmaz. Bizi bizden başka seven yok. Çiftçi tarımda kalmadığı zaman biz aç. Gençlerimize tarımı sevdireceğiz. Bunun için de çiftçinin para kazanması lazım. Biz lüks içinde yüzelim istemiyoruz. Biz tarımcılar olarak 3 günlük bir yere bırakacaksak bile evimize birisini bırakmamız lazım. Bizim tatil yapacak lüksümüz yok. Biz çalışacağız” diye konuştu.

“TARSİM sigortası yapmamız lazım”

TARSİM sigortasının önemine değinen Başkan Alp sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim tarımı fonlarla desteklememiz lazım. Son 15 yıldır ani fırtınalar, hortumlar, afetler hepsi bizde. Çiftçimizi uyarıyoruz. TARSİM sigortası yapmamız lazım. TARSİM sigortasını geliştirmemiz lazım. Havayı bir bulut aldığı zaman biz fırtına çıkar mı diye korkuyoruz. Meteorolojimiz hava şartlarını biliyor. Çiftçilerimizin meteorolojinin tahminlerini takip etmesini ve TARSİM sigortası yapmasını öneriyorum. Bir an öncede doğal afetlerde yıkılan seraların yeniden ayağa kaldırılıp üretime geçilmesi lazım.”

“Antalya’ya bölgesel destekler gelsin”

Antalya’ya bölgesel destekler gelmesi gerektiğini vurgulayan Alp, “Biz 1 dönüme 20- 30 TL’lik destek istemiyoruz. Antalya’ya bölgesel destekler gelsin. İç Anadolu, Doğu Anadolu’da buğday ekiliyor. Verilen 20 TL-24 TL belki onları kurtarıyordur. Kurtarmaz da, ben böyle söyleyeyim. Bizim burada 1 dönüm tarlaya verilen desteğin çorbaya atılan karabiber kadar bile hükmü yok. Bölgesel destek istiyoruz. Benim sattığım mal üzerinden bana destek yapılsın. Ben kaç ton domates, biber, salatalık vermişim, ne verdiysem onun üzerinden destek verilsin. Çiftçiye verilen paranın nereye gittiği belli olsun. Paranın kayda değer bir destek olduğu ortaya çıksın. Biz kalkınabileceğiz, ayakta kalabileceğimiz destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Gelin sondajlarımızı ruhsatlandıralım”

 Başkan Alp, son olarak sözlerini şöyle tamamladı: “Allah bize öyle bir iklim vermiş her şey bizde var. Bunları değerlendirmemiz lazım. Elektrik fiyatları almış başını gitmiş. Bu tarımcı nereye kadar dayanabilecek. Devletimizin çıkardığı bir karar var; sonda kendi ruhsatlı sondaj kendi ruhsatlı sondajınsa, her şey kendininse 1 dönüm sulama parası 20 TL. Ama sulama birliğinden su alıyorsan 1 dönümün sulanması 80- 100 TL. 300 TL olan ilçelerimiz var. Ruhsatlı sondaj sayımız az. Sondajı kazarken ruhsatlı yaparsan 20 bin TL, eğer direkt kazar suyunu akıtırsan 7 TL. Çifti az olanı tercih ederek kaçak sondaj sistemine girmiş oluyor. Ben buradan çağrı yapıyorum. Gelin sondajlarımızı ruhsatlandıralım. Tarımı yeniden yapılandıralım.”

Haber Merkezi

Son Güncelleme: 18.03.2022 13:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.